:: YAZI

Eklenme: 15.06.2020 10:58 


İBÂDETE AÇILACAK?.....
“Papazlar kaldırırken kadehleri Şerefe,
Ayasofya’da maznun Minber ile Şerefe.”
Beyitinde acı bir gerçek yatar…
Adem Armağan bir şiirinde ağlayarak şöyle der:
Ayasofya seni, gözyaşıyla yazıyorum!
Minarenden ezan sesini duyamıyorum,
Fatih'in yadigârısın seni özlüyorum,
Mahzun Ayasofya! Seni bu hale kim koydu?

Tekbir/Tehlil/Tesbih sesleri duyulmaz oldu,
Bir zamanlar için, namaz kılanlarla doldu,
Ezanların sustu, çehren üzüntüden soldu,
Mahzun Ayasofya! Seni bu hale kim koydu?

Batının kilidi var! kapısı açılmıyor!
Mihrab'ından Kur'an sesi niçin duyulmuyor?
Kürsün ve minberinden nasihat verilmiyor,
Mahzun Ayasofya! Seni bu hâle kim koydu?

Açılman için Fatih'i mi bekleyeceğiz?
Müslüman liderle camiye çevireceğiz,
Ezan sesiyle de fezayı inleteceğiz!
Mahzun Ayasofya! Seni bu hâle kim koydu?

Fatih'in askerleri cesur, düşmanı boğdu,
Kul Armağan diyor ki; Hak’da batılı kovdu,
Hamdolsun ki ülkemde,sönmeyen güneş doğdu,
Mahzun Ayasofya! Seni bu hâle kim koydu

Yıllardan beri kanayan bir yara, çözülmesi beklenen büyük bir Dâva ve Müslümanların acı hasreti…
“Taşköprülüzade'nin aktardığına göre, bir gün Fatih Sultan Mehmed Han Molla Hüsameddin'in elini öpmek için yanına gider.Elini öptükten sonra “Efendim, bu elinle nereyi işaret ettin?” diye sorar. (Muhtemelen Molla, elini öptüğü esnada sultana avuç içini çevirmiştir.) O da Ayasofya Medresesi’ni işaret ettiğini söyler.
Ayasofya kelimesi,Yunanca olup medresenin bulunduğu yerin adıdır. (Aya-Sofya= Yüce-Bilgelik) Aynı şekilde “aya” kelimesi de Türkçede avuç içi demektir.' der
Bu sözlerden hoşlanan Sultan Mehmed Han bu Medreseyi ona verir.(Şakâ’iku'n-Numaniyye'den)
Bir Arap atasözü şöyle der: "şerefül mekân bil-mekîn"
Bir mekanın şerefi taştan, duvardan kaynaklanmaz. orayı şereflendiren insandan kaynaklanır. ( MESAJ: Ömer Kaptan)
1952'gde patrik ATENEGORAS, zamanın Cumhurbaşkanı Celal Bayar'dan, Ayasofya'nın kiliseye çevrilerek kendilerine verilmesini istemişti.
Bu haberi duyunca çılgına dönen OSMAN YÜKSEL SERDENGEÇTİ sert bir makale yazdı.
Devlet yetkilileri, "kim bu küstah?" diyerek OSMAN YÜKSEL'in aleyhine "millî direnişi kırdığı, Türk-Yunan dostluğunu bozduğu" iddiasıyla Ankara Ağır Ceza Mahkemesi'nde "idam talebiyle" dava açtırdı.
Hazırlanan iddianamede: “ASLINDA KİLİSE OLAN AYASOFYA'NIN evvela cami yapılması, sonra da müze haline konulması idarî bir iştir.” denilmekte idi...
Ankara Ağır Ceza Mahkemesi OSMAN YÜKSEL'i beraat ettirdi. Ankara savcısı beraat hükmüne itiraz etti. Yargıtay, beraat hükmünü doğru buldu.
Günümüzde yeniden gündemde bulunan ve Ayasofya’da FETİH SURESİ Okunduğu için Mâlûm zihniyet tarafından yaygara koparılan kelepçeli Ayasofya için Rahmetli Osman yüksel Serdengeçti şöyle haykırmıştı.

“Ey İslam’ın nuru, Türklüğün gururu Ayasofya!
Şerefelerinde fethin, Fatih in şerefi,
Işıl ışıl yanan muhteşem mabet!...
Neden böyle bomboş, neden böyle bir hoşsun
Hani minarelerinden göklere yükselen,
Ta maveradan gelen ezanlar !...
Hani o ilahi devir, ilahi nizamlar !.
Ayasofya ses vermiyor!
Ayasofya bir hoş,
Ayasofya bomboş!...
Hani nerede
Şu muhteşem minberde,
Binlerce erin binlerce gazinin baş koyduğu şu temiz yerde,
Şimdi hangi kirli ayaklar dolaşıyor !.
Ayasofya! Ayasofya!.. Seni bu hale koyan kim
Seni çırılçıplak soyan kim !.
Hani, gönüllerden kubbelere,
Kubbelerden gönüllere Gürül gürül akan , sineler yakan Kur an sesleri !.
Kur an sesleri dindirilmiş,
Müslümanlar sindirilmiş!..
Allah-Muhammed-Hülafa-i raşidin, bu dinin ulularının
İsimleri kubbelerden yerlere indirilmiş!..
Fethin, Fatih in mabedinden kitab-ı mübini,
Bu ulu dini kaldıran kim
Dinimize, imanımıza saldıran kim
Dinimize, imanımıza saldıran kim
Mabedimin göğsüne uzanan namahrem eli
Dinimize, imanımıza saldıran kim
Mabedimin göğsüne uzanan namahrem eli,
Kimin elidir !.
Söyle Ayasofya, söyle.
Seni puthane yapan hangi delidir !.
Elleri kurusun, dilleri kurusun!
Ayasofya! Ayasofya! Seni bu hale koyan kim
Seni çırılçıplak soyan kim !.
Ayasofya,
Ey muhteşem mabet;
Gel etme,
Bizi terk etme!..
Bizler, Fatih in torunları, yakında putları devirip,
Yine seni camiye çevireceğiz...
Dindaşlarımızla,
Kanlı göz yaşlarımızla, Abdest alarak secdelere kapanacağız,
Tekbir ve tehlil sadaları boş kubbelerini yeniden dolduracak
İkinci bir fetih olacak,
Ezanlar bu fethin ilanını,
Ozanlar destanını yazacaklar...
Putperest Roma ya yeni bir mezar kazacaklar,
Sessiz ve öksüz minarelerinden yükselen ezan sesleri
fezaları yeniden inletecek!
Şerefelerin yine Allah ın ve O nun sevgili peygamberi Hz.
Muhammed in aşkına, şerefine ışıl ışıl yanacak;
Bütün cihan Fatih Sultan Mehmed Han dirildi sanacak!...
Bu olacak Ayasofya,
Bu muhakkak olacak...
İkinci bir fetih, yine bir ba sü ba delmevt...
Bugünler belki yarın, belki yarından da yakındır,
Ayasofya, belki yarından da yakın!...”
“Başkan Recep Tayyip Erdoğan, 1934 yılında Bakanlar Kurulu kararı ile müze ilan edilen Ayasofya ile ilgili yeni düzenleme için araştırma talimatı verdi. Başkan Erdoğan, Ayasofya'da namaz kılınabileceğini ifade ederek, "Ayasofya cami olarak turistler tarafından ziyaret edilmeye devam edilebilir. Sultanahmet'te olduğu gibi. Buna milletimiz karar vermeli." dedi.
"Ayasofya Müslüman Türk milletinin fetih camisidir.
Bu hakikat değişmeyecektir. Herkes hesabını buna göre yapmalıdır. Ayasofya’dan çan sesi değil, Allah’ın izniyle ezan sesi yükselecektir."
Diyen devlet bahçeli’nin haykırışı, Çan sesi aşinalarına bir Osmanlı tokadı gibi olmuş, Tarihteki yerini almıştır.
Kıçı kaşınan ve belâ arayan Yunanistan’ın Ayasofya hakkında bir görüşü üzerine, Şair MAHMUT Aldemir ile Kemâli şiirlerinde şöyle seslenir:
MİLLETİN FATİH’E NEDİR CEVABI?
Ayasofya Fetih ile açılmış,
Yerli Yunanların olmaz âdâbı.
Müze diye ihânetçe satılmış,
Milletin Fatih'e nedir cevabı?
Ayasofya hasret kalmış ezana.
Virâneye dönmüş gel gör baksana.
Ne oluyor kıçı kirli Yunana?
Milletin Fatih'e nedir cevabı?
Hiçbir dayatmaya eğmeyiz boyun,
Bir asırdır bitmek bilmeyen oyun,
Fatih yadigârı sesimi duyun,
Milletin Fatih'e nedir cevabı?
Ayasofya eşsiz benzersiz eser,
Çelikten olsa da kırarız çember.
Bozulsun dillere dolanan ezber,
Milletin Fatih'e nedir cevabı?
Onarım bekliyor muhtaç baypasa,
Şer göçleri varsın çeksinler tasa,
Felâkettir sâbır küpü patlarsa,
Milletin Fatih'e nedir cevabı?
Yaz Mahmûdi yasak erisin sona,
Lozan dayatması yenilsin dona,
Türkiye’m cesurdur gelmez oyuna,
Milletin Fatih'e nedir cevabı?

“BENDEYÂR” EKOLÜ İLE VERDİĞİ İLHAMLA
Fethin büyük sembolü, Ayasofya camidir.
Müze olarak mahzun, Minber/Şerefe ağlar.
Camilerin bir gülü, ibâdete hamidir.
Yasaklı, hem de mahkûm, eridi ciğer yağlar.
FATİH ÜMMETİ BEKLER, KIRILIR KELEPÇELER.
DUA EDER BEBEKLER, UÇUŞUR KELEBEKLER.

Tekbir/Tehlil ve Tesbih, Mevlâ’nın evi için.
Batıl etse de teşbih, sorulur binler niçin.
Ecdat ediyor tembih, Kitab.-ı Hak da biçim.
Dillerde vardır Temlih, doğruyu sizler seçin.
İHÂNETÇE SATILMIŞ, O ZAMAN AYASOFYA.
BİR KENARA ATILMIŞ, AH! ÇEKMİŞ AYASOFYA.

Hâin oyun bitecek, tuzaklar bozulacak.
Hak Mizân’a gidecek, Emr-i Hak tutulacak.
Tarih kara silecek, Helâller yutulacak.
Zalimler irkilecek, Şer unutulmayacak.
EZÂNLAR MİNAREDE, MÜSLÜMAN SECDELERDE,
HANİ YUNAN NEREDE, AŞK DOLU VECDELERDE.

Bozulur dilde ezber, Sabır Arş Kat’a gider.
Kırılır çelik çember, Sabır Şükürle biter.
Kur’an okuyan diller, daima rahmet ister.
Vebâl yüklüdür bêller,Âmeli İman besler.
FATİH ATI ÜSTÜNDE, BEKLİYOR BU MİLLETİ.
MAYA SAĞLAM SÜTÜNDE, KABUL ETMEZ ZİLLETİ.

Mahmûdi merak etme; az kaldı, sona geldik.
Çorak zihinde bitme, vahdet için tek eldik.
Kêm sözleri işitme, Lozan zırhını deldik.
KEMÂLİ koyup gitme, Mânalarda yüceldik.
PEYGAMBER DE BEKLİYOR, AYASOFYA AÇILSIN.
TAN DOĞDU, EMEKLİYOR, CİHAN’A NÛR SAÇILSIN.
ELLERİMİZ HAVADA… GÖNÜLLERİMİZ ONUN İÇİN SIZILAR…BEKLİYORUZ YENİ BİR FETİH VE DİRİLİŞİ. AMİN!....AMİN!... AMİN!...

  Yorum gönder
 
Diğer yazılar

* ERDOĞAN VE AK PARTİ GİDERSE NELER OLUR?
* BURSA BÜYÜKŞEHİR İNEGÖL BASKINI ALTINDA....
* SİZ KARAR VERİN!...
* İBRETLİK BİR HİKÂYE
* ASRIN EN BÜYÜK HASTALIĞI ZÂNİLİK...
* FENER PATRİKHANESİ’NİN İHÂNET PROGRAMI
* “NAMAZ, NEFES ALMAK GİBİDİR”
* 86 YILLIK ZELİL, HAÇLI SEFERİ, MAHKȖMİYET SONA ERDİ!..
* “NAZAR HAKTIR” –HADİS
* AK PARTİ NEREYE GİDİYOR?...


Tüm Yazılar

 
© 2006 - 2020 İlhan YARDIMCI
Tasarım & Yazılım Sinan Eldem